
SAMTAY VAKFI
Kuruluşu Kurucuları Kültürel Çalışmaları ve Toplumsal Hizmetleri
Haber ve araştırma yazısı: Osman Akdağ
Oskar Medya A.Ş. | 2 Ekim 2026
Oskar Medya adına hazırladığım bu haber ve araştırma yazısı için SAMTAY Vakfı’nın kamuya açık tanıtım ve biyografi sayfalarını, ilgili kurumların yayınlarını ve basına yansıyan tarihli açıklamalarını inceledim. Vakfın kuruluşunu, kurucularını, kültürel çalışmalarını ve toplumsal hizmetlerini bu kaynaklar üzerinden değerlendirdim. Araştırmanın anlatımı ve değerlendirmeleri Osman Akdağ imzasıyla, Oskar Medya yayın kimliği altında sunulmaktadır.
Bir şehrin geçmişi yalnızca surlarında, sokaklarında ve tarihî yapılarında saklı değildir. O şehirde yaşamış insanların hikâyelerinde, annelerin söylediği ağıtlarda, eski gazetelerin sararmış sayfalarında, unutulmuş şairlerin dizelerinde ve kuşaktan kuşağa aktarılan kelimelerde de yaşar. Bu mirası araştırmak, kayda geçirmek ve gelecek nesillere ulaştırmak; sabır, bilgi ve memleket sevgisi gerektirir.
Gazimağusa’da doğan SAMTAY Vakfı’nın çalışmalarını bu düşünce etrafında değerlendirmek mümkündür. Vakıf; tarih araştırmalarını, edebiyat yayıncılığını, eğitim faaliyetlerini ve sosyal yardımlaşmayı aynı hizmet anlayışında buluşturan bir kurum olarak dikkat çekmektedir.
Kuruluşu kurucuları ve kuruluş tarihinin açıklanması
SAMTAY, Suna Atun ve Ata Atun’un öncülüğünde 2000 yılında kurulmuş bir aile vakfıdır. Tam adı “Suna ve Ata Atun, Mağusa Tarihini Araştırma ve Yazın Vakfı”dır. Vakfın kendi tarihçe sayfasında kuruluş çalışmalarına Mayıs 2000’de başlandığı, açılışının ise 21 Ocak 2001’de gerçekleştirildiği belirtilmektedir. Bu nedenle kuruluş yılı ile açılış tarihini ayrı ifade etmek gerekir. Vakfın eski biyografi sayfalarında 2000 yılı içindeki başlangıç ayına ilişkin farklı bilgiler bulunduğundan, kesin hukuki tescil günü için kuruluş senedinin görülmesi gerekir. [1, 2, 3]
Sunat Atun’un 2025 yılında Türk Ajansı Kıbrıs’a verdiği açıklamaya göre kendisi ve kız kardeşi Asu Atun da vakfın kurucuları arasındadır. Böylece kurumun kuruluşunda Suna ve Ata Atun’un öncülüğü, aile üyelerinin katılımıyla devam eden bir hizmet yapısına dönüşmüştür. Araştırmacı-yazar Bülent Fevzioğlu ise kuruluş çalışmalarında yer almış, koordinatörlük ve yayın faaliyetlerinde önemli sorumluluklar üstlenmiştir.
Bir aile vakfının toplumsal değeri, aile içinde doğan bir düşüncenin toplumun ortak yararına dönüşebilmesinde ortaya çıkar. SAMTAY’ın hikâyesi de bu açıdan anlamlıdır: Mağusa’ya duyulan sevgi, zaman içinde araştırma, yayın ve hizmet faaliyetlerinin dayanağı olmuştur.
Kuruluş gayesi
Vakfın resmî sitesinde kuruluş amacı; Gazimağusa’nın sosyal, kültürel, sanatsal ve tarihsel kimliğini araştırmak, yazılı çalışmalar yapmak, ses ve görüntü kayıtları derlemek, bilgi ve belgeleri arşivlemek ve bunları kitaplaştırmak şeklinde açıklanmaktadır. Ayrıca konferans, seminer, panel, sempozyum ve açık oturumlar düzenlemek de amaçları arasındadır. [5]
Bu amaçların merkezinde, geçmişin kaybolmasını önleme düşüncesi vardır. Bir eski gazetenin araştırılması, unutulmuş bir yazarın eserlerinin bulunması veya bir yerel kelimenin sözlüğe geçirilmesi küçük bir faaliyet gibi görülebilir. Oysa her biri, toplumun kendisini tanımasına yardımcı olur.
Kültürel hafıza çalışmaları aynı zamanda geleceğe yönelik bir sorumluluktur. Genç kuşakların yaşadıkları şehrin kimliğini öğrenmesi, kendi edebiyatlarının geçmişini tanıması ve büyüklerinin hayat tecrübelerine ulaşması; güvenilir kaynakların korunmasına bağlıdır.
Suna Atun
Vakfın kurucu başkanı Suna Atun, Larnaka kazasına bağlı Vuda köyünde doğmuştur. Öğretmen olan babasının görevi dolayısıyla ailesi 1955’ten itibaren Mağusa’ya yerleşmiştir. İlk ve orta öğrenimini burada tamamlayan Suna Atun, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden mezun olmuştur. Vakfın biyografi sayfası, onun çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görev aldığını ve KIBATEK’in kurucuları arasında bulunduğunu da belirtmektedir.
Suna Atun’un kültür çalışmalarında halk edebiyatı, destanlar, ağıtlar, hiciv şiiri ve Kıbrıs Türk öykücülüğü öne çıkmaktadır. Bülent Fevzioğlu ile birlikte hazırladığı araştırmalar arasında “Kıbrıs Türk Halk Edebiyatı’nda Destanlar ve Ağıtlar Üzerine Bilgiler–Belgeler–Araştırmalar” ve “Kıbrıs Türk Edebiyatı’nda Öykü’nün 107 Yıllık Kronolojik–Antolojik Tarihsel Süreci” bulunmaktadır. “Kıbrıs Türk Hiciv Şiiri Antolojisi” de çalışmalarındandır.
Bu eserlerin taşıdığı değer, edebî metinlerin bir araya getirilmesinin ötesindedir. Ağıtlar toplumun acılarını, destanlar hatırlamak istediği olayları, hiciv şiirleri ise eleştirilerini ve mizahını yansıtır. Dolayısıyla bu alanları araştırmak, toplumun duygu ve düşünce dünyasını da görünür hâle getirir.
Ata Atun ve araştırmacıların katkısı
Kurucu Prof. Dr. Ata Atun, vakfın tarih ve araştırma yayınlarında öne çıkan isimlerindendir. Kasım 2025’te yayımlanan bir söyleşide, onun Kıbrıs Türk siyaseti üzerine hazırladığı 19 ciltlik külliyattan söz edilmektedir. Aynı açıklamada, vakfın erişilmesi güç tarihî yayınları araştırma, derleme ve kitaplaştırma çalışmaları vurgulanmıştır.
Bülent Fevzioğlu’nun kuruluş dönemindeki koordinatörlük görevi de bu yayın anlayışının gelişmesinde dikkate alınmalıdır. Vakfın kendi sitesindeki biyografisi, onun gazetecilik, şiir, araştırma ve uluslararası edebiyat toplantılarına katılım geçmişini ortaya koymaktadır.
Kültür kurumlarının başarısında kurucular kadar araştırmacıların, editörlerin, çalışanların ve gönüllülerin emeği de önem taşır. Kalıcı bir yayın, çoğu zaman görünmeyen uzun bir hazırlık sürecinin sonucudur.
Yayıncılıkta ortaya çıkan somut birikim
SAMTAY’ın ölçülebilir başarılarından biri yayın faaliyetleridir. Sunat Atun’un Kasım 2025’teki açıklamasına göre vakıf 67 kitap yayımlamıştır. Bu sayı, o tarihte açıklanan toplamdır; Ekim 2026 itibarıyla güncel yayın sayısı olarak kabul edilmemelidir. [6]
Vakfın resmî tarihçesinde anılan yayınlar arasında Bener Hakkı Hakeri’nin “Hakeri’nin Kıbrıs Türkçesi Sözlüğü” de bulunmaktadır. Böyle bir sözlük, yerel dilin kelimelerini ve ifade zenginliğini kayıt altına alması bakımından önemlidir. Dil araştırmaları, yalnızca sözcükleri korumaz; gündelik hayatın, geleneklerin ve toplumsal ilişkilerin izlerini de saklar.
Bu yayın birikiminin değeri, araştırmacıların kullanabileceği kaynaklar oluşturmasında yatmaktadır. Bir toplumun geçmişine ilişkin bilgilerin kitaplara dönüşmesi, sonraki çalışmalar için sağlam bir başlangıç zemini sağlar.
Vakfın başkanı Sunat Atun
Erişilebilen 2025 tarihli haber ve açıklamalarda SAMTAY Vakfı’nın Mütevelli Heyeti Başkanı Sunat Atun olarak belirtilmektedir. Sunat Atun, annesi Suna Atun’un 2013’te vefatının ardından aile kararıyla başkanlığı üstlendiğini açıklamıştır. Vakfın sitesindeki eski “Başkan” sayfasının Suna Atun’u tanıtması bu tarihsel ayrım gözetilerek okunmalıdır.
KKTC Enformasyon Dairesinin yayımladığı biyografiye göre Sunat Atun, 1973 yılında Gazimağusa’da doğmuştur. Leicester Üniversitesinde ekonomi eğitimi almış; Nantes ve Plymouth üniversitelerinde lojistik ve nakliye yönetimi alanlarında yüksek lisans programlarını tamamlamıştır. Denizcilik şirketinde yöneticilik, iş dünyası kuruluşlarında görevler ve kamu yönetiminde bakanlık sorumlulukları üstlenmiştir.
Vakfa ilişkin başarılarını değerlendirirken esas alınabilecek noktalar; yayın faaliyetlerinin sürdürülmesi, eğitim iş birlikleri ve sosyal hizmetlerin geliştirilmesidir. Bu yaklaşım, kişiye yönelik genel övgülerden daha somut bir değerlendirme imkânı verir.
Eğitime katkı
SAMTAY’ın eğitim alanındaki önemli çalışmalarından biri, Türkiye Maarif Vakfı ile gerçekleştirilen okul iş birliğidir. Sunat Atun’un açıklamasına göre TMV & SAMTAY Vakfı Suna–Ata Atun İlköğretim Okulu 2021 yılında hizmete girmiştir. Okulun adı, KKTC Maarif Okullarının resmî sitesinde de yer almaktadır.
Bu çalışma, geçmişi araştıran bir vakfın gelecek nesillerin eğitimine de yönelmesi bakımından anlamlıdır. Kültürel mirasın korunması ile çocukların yetiştirilmesi birbirini tamamlayan sorumluluklardır. Araştırılarak ortaya çıkarılan bilgi, eğitim yoluyla yeni kuşakların hayatına katılır.
Suna Anne Mutfağı
Vakfın sosyal yardım çalışmalarında Suna Anne Mutfağı öne çıkmaktadır. Sunat Atun’un açıklamasına göre 2022’de kurulan bu mutfak, annesinin ihtiyaç sahiplerine yemek ikram etme alışkanlığını kurumsal bir hizmet olarak sürdürmek amacıyla hayata geçirilmiştir.
Kasım 2025’teki söyleşide yaklaşık 200 ihtiyaç sahibine günlük yemek hazırlandığı, yemeklerin Gazimağusa Belediyesi aracılığıyla ulaştırıldığı ve Ramazan iftarlarında ortalama 1.000 kişiye yemek verildiği açıklanmıştır. Bunlar vakıf başkanının o döneme ilişkin beyan ettiği hizmet rakamlarıdır.
Bir insanın hatırasını yaşatmanın güçlü yollarından biri, onun iyiliğini devam ettirmektir. Suna Anne Mutfağı bu açıdan değerlendirildiğinde, aile hatırasının başkalarının hayatına dokunan bir dayanışma çalışmasına dönüştüğü görülür.
Kütüphane kültür merkezi ve toplumla buluşma
Kasım 2025’te yayımlanan açıklamada, Namık Kemal Meydanı’ndaki vakıf merkezinde kitabevi, kütüphane ve kafe bölümleri bulunduğu; kütüphanede 6.000 seçme eser yer aldığı belirtilmiştir.
Kütüphanenin toplum hayatındaki önemi yalnızca kitap sayısıyla ölçülmez. İnsanların okuyabildiği, araştırabildiği ve kültür üzerine konuşabildiği bir buluşma alanı olması da değerlidir. Tarihî bir kentte böyle bir merkezin bulunması, geçmiş ile bugünün gündelik hayatı arasında bağ kurulmasına yardımcı olur.
Edebiyat ödülleri ve araştırmacı yetiştirme hedefi
SAMTAY’ın kültür faaliyetleri arasında Suna Atun Edebiyat Ödülleri de bulunmaktadır. Temmuz 2025’teki törende İsmail Bozkurt, Bülent Fevzioğlu, Ulvi Keser, Sabahattin İsmail ve başka isimlere farklı alanlarda onur ödülleri verilmiştir. Ödül kapsamının edebiyatın yanında müzik, kültür ve Kıbrıs mutfağı çalışmalarına da uzandığı görülmektedir.
Aynı törende Sunat Atun, SAMTAY Akademisi hedefini açıklamıştır. Bu girişimin amacı; Kıbrıs Türk kültürü, edebiyatı ve tarihi üzerine araştırmaları kurumsallaştırmak ve yeni araştırmacılar yetiştirmektir. Ancak erişilen kaynak, akademinin tamamlanmış kuruluşunu değil, duyurulan hedefini belgelemektedir.
Bu hedefin taşıdığı fikir önemlidir: Kültür çalışmalarının devamlılığı, mevcut eserlerin korunmasının yanında onları geliştirecek yeni insanların yetişmesine bağlıdır.
Başarılarının taşıdığı anlam
SAMTAY’ın kamuya yansıyan çalışmalarına birlikte bakıldığında; yayıncılık, kültürel hafızanın korunması, eğitim iş birliği, kütüphane hizmetleri ve ihtiyaç sahiplerine yönelik dayanışma öne çıkmaktadır. Bunlar, vakfın faaliyetlerinin farklı yaş gruplarına ve farklı toplumsal ihtiyaçlara ulaşabildiğini göstermektedir.
Benim değerlendirmeme göre kurumun en anlamlı yönü, geçmişe yönelik ilgiyi bugünün insanına hizmetle birleştirmesidir. Bir kitabın yayımlanması ile bir ihtiyaç sahibine sıcak yemek ulaştırılması farklı işlerdir; fakat her ikisinin temelinde de insanı gözeten bir sorumluluk bulunabilir.
SAMTAY’ın hikâyesi bu nedenle yalnızca bir kuruluş tarihi üzerinden anlatılamaz. Bu hikâyede bir şehre bağlılık, araştırma emeği, aileden devralınan hatıra ve topluma faydalı olma isteği yan yana durmaktadır.
Bir şehrin hafızasına sahip çıkmak, o şehirde yaşamış insanların sesini geleceğe taşımaktır. Bir çocuğun eğitimine katkı sunmak, geleceğin kapısını aralamaktır. İhtiyaç sahibinin sofrasına ulaşmak ise dayanışmayı günlük hayatın içinde görünür kılmaktır. SAMTAY Vakfı’nın belgelenen çalışmaları, bu üç sorumluluğu birlikte düşünmemize imkân vermektedir.

Araştırmacı yazar
Osman Akdağ

