
ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden diplomatik temasların ardından taraflar, ilişkilerin geleceğine yönelik çerçeve niteliğindeki mutabakat zaptını dijital ortamda imzaladı. ABD adına Başkan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, İran adına ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf anlaşmaya imza atan isimler oldu.
ABD'li yetkililer, mutabakatın iki ülke arasındaki ilişkilerin gelecekte nasıl şekilleneceğine dair temel bir yol haritası sunduğunu belirtti. Anlaşma kapsamında İran'ın nükleer faaliyetleri, nükleer silah geliştirmediğinin doğrulanması ve bölgesel radikal gruplara finansman sağlanmaması gibi konuların ön plana çıktığı ifade edildi.
Washington yönetimi, İran'ın anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde yaklaşık 300 milyar dolarlık dondurulmuş İran fonlarının aşamalı olarak serbest bırakılabileceğini açıkladı. ABD tarafı, yaptırımların hafifletilmesi ve fonların kullanıma açılmasının İran'ın atacağı adımlara bağlı olacağını vurguladı.
Mutabakatta İsrail'in Lübnan'dan çekilmesine ilişkin herhangi bir madde bulunmadığı belirtilirken, ABD'li yetkililer Hizbullah'ın saldırı düzenlemesi halinde İsrail'in karşılık verme hakkının devam edeceğini ifade etti.
G7 Zirvesi için Avrupa'da bulunan ABD Başkanı Donald Trump ise yaptığı açıklamada anlaşmayı "oldukça güçlü bir belge" olarak nitelendirdi. Trump, Hürmüz Boğazı'nın 19 Haziran'da tamamen açılacağını, bölgedeki mayınların büyük bölümünün etkisiz hale getirileceğini ve anlaşmanın dünya ekonomisine olumlu katkı sağlayacağını söyledi.
İran'ın nükleer silah sahibi olmamayı kabul ettiğini savunan Trump, mutabakatın eski Başkan Barack Obama dönemindeki anlaşmadan daha güçlü olduğunu öne sürdü. Trump ayrıca anlaşmanın detaylarının önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.
Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, daha temkinli bir değerlendirme yaparak henüz nihai bir anlaşmanın şekillenmediğini söyledi. Pezeşkiyan, mevcut mutabakatın savaşı durdurmak ve müzakereleri başlatmak adına önemli bir adım olduğunu ifade ederken, İran'ın tüm seçeneklere hazırlıklı olduğunu ve hükümetin önceliğinin halka hizmet etmeye devam etmek olduğunu vurguladı.
Uzmanlar, imzalanan mutabakatın Washington ile Tahran arasında son yılların en önemli diplomatik gelişmelerinden biri olduğunu ve bölgesel gerilimin azaltılması açısından yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğini değerlendiriyor.



