
YENİ GÜÇ MERKEZLERİ KÜRESEL DENGELER VE TÜRKİYE’NİN KONUMU
Küresel Güç Dengelerindeki Değişim, Türkiye’nin Stratejik Konumu ve Adaların Rolü
Günümüzde dünya siyaseti ve ekonomisi, yeni güç merkezlerinin oluşumuyla şekilleniyor. ABD, CFR (Dış İlişkiler Konseyi), Davos ve Bilderberg gibi küresel oluşumlar aracılığıyla dünya ekonomisini, teknolojik gelişmeleri ve devletlerin iç dinamiklerini mercek altına alıyor. Bu yapılar, uluslararası sistemde etkili olmak isteyen ülkeler için hem fırsat hem de tehdit unsuru olarak görülüyor. Özellikle adalar üzerinden kurulan yeni stratejiler, küresel güç dengelerini derinden etkiliyor. Kıbrıs Rum Kesimi üzerinde kurulması planlanan NATO üssü ve karargâhı, bölgedeki askerî ve ekonomik dengeleri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Bu durum, Türkiye ve çevresindeki ülkeler için stratejik öneme sahip.
Türkiye’nin Tarihî ve Stratejik Mirası
Türkiye, tarih boyunca kara ve deniz savaşlarında önemli başarılara imza atmış ülke olarak biliniyor. Günümüzde ise hibrit savaş konseptleri ön plana çıkıyor. Hibrit savaş, klasik askerî operasyonların yanı sıra siber saldırılar, psikolojik operasyonlar ve ekonomik baskılar gibi çok boyutlu mücadele yöntemini ifade ediyor. ABD ve NATO, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeni savaş konseptlerine adaptasyonunu anlamaya çalışırken, adalar üzerinden yeni askerî strateji geliştiriyor. Bu strateji, hava ve deniz savaşlarının geleceğini belirleyecek nitelikte.
Savunma Sanayii ve Teknolojik Atılımlar
Türkiye, savunma sanayii alanında son yıllarda önemli atılımlar gerçekleştirdi. İHA (İnsansız Hava Aracı), SİHA (Silahlı İnsansız Hava Aracı), TİHA (Taktik İnsansız Hava Aracı) gibi teknolojiler, Türkiye’yi küresel savunma pazarında önemli oyuncu haline getirdi. Akıllı mühimmat ve robot askerler gibi gelişmeler, geleceğin savaş dinamiklerini şekillendiriyor. Örneğin, akıllı mühimmatlar, hedeflerini uzak mesafeden tespit edip, isabetli şekilde imha edebiliyor. ABD tarafından geliştirilen robot askerler ise kilometrelerce öteden dost ve düşmanı ayırt ederek tek vuruşla hedefi etkisiz hale getirebiliyor.
ABD ve NATO’nun Bölgesel Stratejileri ve Adaların Önemi
ABD ve NATO, Türkiye’yi ve bölge ülkelerini kontrol altında tutma hedefiyle hareket ediyor. Bu strateji, sadece askerî değil, ekonomik ve siyasi boyutları da içeriyor. Adalar üzerinden kurulan yeni askerî üsler, bölgedeki güç dengelerini derinden etkiliyor. Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki başarıları, ABD’nin bölgedeki etkisini sınırlandırma potansiyeli taşıyor.
Ancak bu durum, Türkiye’nin İtalya, İran, Çin, İspanya ve Rusya gibi ülkelerle olan ilişkilerini de etkiliyor. Bu ülkelerle kurulan ittifaklar, Türkiye’nin küresel arenadaki konumunu güçlendiriyor.
Yerli Savunma Sanayii ve Gelecek Projeksiyonları
Türkiye, Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında ABD ambargosuyla karşı karşıya kaldı. süreçte, Merhum Necmettin Erbakan’ın öncülüğünde yerli savunma sanayii alanında önemli adımlar atıldı. Elli yılı aşkın süredir devam eden çalışmalar, Türkiye’nin savunma alanında kendi kendine yeterli hale gelmesini sağladı. Ancak, stratejik çalışmaların daha kararlı şekilde devam etmesi gerekiyor. Özellikle ağır sanayi ve savunma sanayii alanındaki yatırımlar, Türkiye’nin gelecekteki güvenlik politikalarını belirleyecek.
Sonuç
Türkiye, tarihî mirası ve savunma sanayii alanındaki başarılarıyla küresel güç dengelerinde önemli rol oynuyor. ABD ve NATO’nun adalar üzerinden kurduğu yeni stratejiler, Türkiye’nin savunma politikalarını şekillendirirken, yerli savunma sanayii alanındaki gelişmeler, Türkiye’nin bağımsız aktör olarak varlığını sürdürmesini sağlıyor. Gelecekte, teknolojik gelişmeler ve stratejik ittifaklar, Türkiye’nin küresel arenadaki konumunu daha da güçlendirecek.
MUSTAFA ŞENTÜRK
Stratejist-Araştırmacı-Yazar