Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

Geleceğe Yeşil Bir Miras Bırakmak

Ekran Alıntısı

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte sıcaklıklar ülkemizin birçok bölgesinde etkisini artırmaya başladı. Türkiye'nin en sıcak şehirlerinden biri olan Şanlıurfa'da bile düşük nem oranı nedeniyle yaşam koşulları, bazı kıyı kentlerine göre daha katlanılabilir olabiliyor. Ancak küresel iklim değişikliği ve artan sıcaklıklar, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ciddi çevresel sorunları beraberinde getiriyor.
Bunların başında ise orman yangınları geliyor. Her yıl binlerce hektarlık ormanlık alan, milyonlarca ağaç, sayısız hayvan ve böcek alevlere teslim oluyor. Yalnızca ağaçları değil, ekolojik dengeyi, doğal yaşamı ve geleceğimizi de kaybediyoruz.
2021 yılı, Türkiye'nin orman yangınları açısından en acı yıllarından biri olarak hafızalara kazındı. Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerine göre, 2021 yılının ilk sekiz ayında yaklaşık 177 bin hektar ormanlık alan kül oldu. Bu rakam, önceki yılların ortalamasının yaklaşık sekiz katına ulaştı.
Antalya'nın Manavgat ilçesinde çıkan ve Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangınlarından biri olarak kayıtlara geçen felakette yaklaşık 60 bin hektarlık alan zarar gördü. Yangında 7 vatandaşımız hayatını kaybetti, on binlerce hayvan telef oldu, çok sayıda yerleşim yeri ve tarım alanı büyük zarar gördü.
Ne yazık ki bu felaketlerin önemli bir kısmında insan ihmali veya dikkatsizliği rol oynuyor. Söndürülmeden bırakılan ateşler, araçlardan atılan sigara izmaritleri, piknik alanlarında bırakılan cam şişeler ve çöpler; binlerce hektarlık ormanların yok olmasına neden olabiliyor. Bir anlık dikkatsizlik, onlarca yıl boyunca büyüyen ağaçları birkaç saat içinde kül edebiliyor.
Ormanlar yalnızca ağaç toplulukları değildir. Temiz havamızın, su kaynaklarımızın, toprağımızın ve biyolojik çeşitliliğimizin güvencesidir. Bugün yok olan her ağaç, yarın çocuklarımızın nefesinden, gölgesinden ve geleceğinden eksilen bir parçadır.
Bu nedenle hepimize önemli görevler düşüyor. Ormanlık alanlarda daha dikkatli davranmalı, çevremizi temiz tutmalı, yangın riski oluşturan her türlü davranıştan kaçınmalı ve çevremizdeki insanları da bilinçlendirmeliyiz.
Çocuklarımıza ve torunlarımıza kurak, çorak ve yaşanması zor bir dünya değil; yemyeşil ormanları, temiz havası ve zengin doğal yaşamı olan bir ülke bırakmak istiyorsak, doğaya karşı sorumluluğumuzu bugün yerine getirmeliyiz. Çünkü doğa bize miras değil, gelecek nesillerden ödünç aldığımız en değerli emanettir.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?