DOLAR 36,4648 % 0.04
EURO 38,3000 % -0.21
STERLIN 46,3095 % 0.2
FRANG 40,8066 % -0.1
ALTIN 3.417,60 % 0,13
BITCOIN 84.025,24 -4.121

HAKKINDA AYET İNEN ORUÇ (HIZIR ORUCU)NEDİR?

Yayınlanma Tarihi : Google News
HAKKINDA AYET İNEN ORUÇ (HIZIR ORUCU)NEDİR?
0

“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla”

Hamd, Alemlerin Rabbi Allah’a salât ve selâm Efendimiz Hazreti Muhammed (Sallalahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem)’e Âl-i Âbası, Ehl-i Beyti ve Ashâbı üzerine olsun.

***

Yaratanın emri ve rızasını kazanmak için veya yardım dilemek amacıyla farklı şekillerde belirli bir süre yeme, içme ve nefsani işlerden uzak durma, perhiz yapma ya da belirli yiyecekleri yememe, sükût etme, ağzı ve kulağı yalandan ve kötü sözden koruma  şeklinde yerine getirilen Arapça savm/sıyâm Farsça da karşılığı rûze olan ibadetin Türkçeleşmiş şekline oruç diyoruz.

***

Savm ve sıyâm  Kur’ân-ı Kerîm’de on üç yerde, hadisi şeriflerde ise çok sayıda geçmektedir.(1)

Bizden önceki kavimlerin ve günümüzde de Müslümanların ve farklı  inançlarda da belirli süre ve zamanlarda Allah’ın farz olarak buyurduğu oruçların yanında nafile olarak da oruç tutulmaktadır.

Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır; 

Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için siyam (oruç) , sizden evvelkilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. [Bakara 2/183]

***

Tutulan oruç niyetlerine göre adlandırılır.

Müslümanların Ramazanda tuttukları farz oruçların yanında Muharrem ,Adak, Tövbe, Kefaret, Matem, Züht veya bir ritüele hazırlık gibi  farklı nedenlerle de tutulan oruçlar yapılan niyetiyle adlandırılır.

***

İslam dünyasının bazı bölgelerinde ve Alevi-Bektaşi kardeşlerimiz Eski (Rumi) takvime göre 31 Ocak, 1-2 Şubat günleri, yeni (Miladi) takvime göre de 13-14-15 Şubat günlerine tekabül eden  günlerde Hızır orucu tutmaktadırlar.

***

Birlik ve beraberliğin sağlanması amacıyla  bu günlerde sağlık elverdiğince bu oruç tutulmaya gayret edilir, orucun sonunda da niyet edilip, Hızır lokması pişirilir, kurbanlar kesilip konu-komşu ve yetimlerle paylaşılır.

Hızır lokmasının en büyük özelliği, fakir-fukarayla paylaşılmasıdır.

***

Hızır orucu olarak adlandırılan oruç Ehl-i Beyt ailesinin adak niyetiyle tuttuğu bir oruca atfedilerek tutulan oruçtur.

***

İslam dünyasında bu oruç niçin tutulur ve bu orucun hikmeti nedir?

 Hızır orucunun kaynağı farklı çevrelerde çeşitli ve farklı hikayelerle rivayet edilse de bu orucun asıl çıkış noktası ve niçin tutulduğu ile ilgili olarak

Mukâtil´den olan Keşşaf sahibi de, bu kıssaya yer vermiş ve İbn Abbas (r.a)´dan şunu rivayet etmiştir:

‘Hazreti Peygamber (s.a.v) ’in torunları

‘’-Hz. Hasan ve Hüseyin (a.s) öylesine ağır hastalanmışlardı ki Hazreti Peygamber (s.a.v.)  ve  bütün ashabı onları ziyarete gittiler ve

 “Ey Ebu’l-Hasan! Allah için adak adarsan iyi olur. dediler.

Hz. Ali (a.s) de dedi ki:

Nezrediyorum, eğer Allah, peygamberi Muhammed (s.a.v) ’in iki torununa şifa verirse üç gün oruç tutacağım.”

 Bunu duyan Hz. Fatıma (s.a) da:

Dediğin şey Allah için benim üzerime de olsun. dedi.

Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (a.s) de bunu duyunca dediler ki:

Ey baba! Dediğin şey, Allah için bizim üzerimize de olsun.”

Allah onlara şifa verdi. Onlar da adaklarını yerine getirmek için yardımcıları Fidda ile birlikte üç gün oruç tuttular.

 

Fakat, adakta bulunan Hz. Peygamber (s.a.v.)’in damadı Hz. Ali (a.s.)’ın evinde yiyecek namına hiçbir şey yoktu.

Bunun üzerine Hz. Ali (a.s.) Hayberli bir Yahudi olan Şem´ûn´dan, üç “sâ ”  arpa borç aldı. (2)

Derken, Hz. Fatıma (a.s.) bir “sâ´ “arpayı el değirmeninde öğüterek un haline getirdi,  beş tane çörek pişirdi.

İftar vakti oruçlarını açmaları için bunları önlerine koydular.

Derken, tam o sırada, kapıda çok aç bir fakir muhtaç gelerek:

 Ey Muhammed´in ehl-i beyti, es-Selâmu aleyküm. Ben, Müslüman yoksullardan bir yoksul, bir miskinim çok açım. Beni doyurun ki, Allah da sizi cennet sofralarından yedirsin, içirsin…” dedi.

Bunun üzerine Hz. Ali (a.s.), Hz. Fatıma (a.s.), Hz. Hasan (a.s.) ile Hz. Hüseyin (a.s.) ve yardımcıları Fidda  iftar açmak önlerinde ki ekmeklerini bu yoksula verdiler.

Sofrada kalan sadece su ile iftar edip hiçbir şey yemeden gecelediler ve ertesi güne oruca niyet ettiler.

İkinci gün Hz. Fatıma (a.s.) tekrar bir “sâ´ “arpayı el değirmeninde öğüterek un haline getirdi,  beş tane çörek pişirdi.

İftar vakti oruçlarını açmaları için bunları önlerine koydular.

Derken, tam iftarlarını açacakları sırada, kapıya aç ve yoksul bir yetim  geldi.

 “Ey Muhammed´in ehl-i beyti, es-Selâmu aleyküm. Ben, yetimlerden bir yetim yoksul ve çok aç bir yetimim.

 Beni doyurun ki, Allah da sizi cennet sofralarında yedirsin, içirsin...” dedi.

Bunun üzerine Hz. Ali (a.s.), Hz. Fatıma (a.s.), Hz. Hasan (a.s.) ile Hz. Hüseyin (a.s.) ve yardımcıları Fidda iftar açmak için sofradaki ekmeklerini bu yetime verdiler.

Sofrada kalan sadece su ile iftar edip hiçbir şey yemeden gecelediler ve ertesi güne oruca niyet ettiler

***

Üçüncü gün Hz. Fatıma (s.a.) kalan son arpaları da el değirmeninde öğüterek un haline getirdi,  beş tane çörek pişirdi.

İftar vakti oruçlarını açmaları için sofraya su ile birlikte  koydular.

Derken, tam iftarlarını açacakları sırada, kapıya bir esir  geldi.

Ey Muhammed´in ehl-i beyti, es-Selâmu aleyküm… Ben, yoksul bir esirim çok açım. Beni doyurun ki, Allah da sizi cennet sofralarında yedirsin, içirsin...” dedi.

Hz. Ali (a.s.), Hz. Fatıma (s.a.), Hz. Hasan (a.s.) ile Hz. Hüseyin (a.s.) ve yardımcıları Fidda da iftar açmak için pişen son ekmeklerini de bu aç esire verdiler.

Sofrada kalan sadece su ile iftar edip hiçbir şey olmadığı için sofradan aç kalktılar.

***

Sabah olunca da, Hz. Ali (a.s.), Hasan ve Hüseyin (a.s.)’ın elinden tutarak, Allah Resulü (s.a.v)´in yanına gittiler.

 Hz. Peygamber (s.a.v), onları, açlığın şiddetinden dolayı tıpkı bir civciv gibi tir tir titrerken görünce,

 “Sizde gördüğüm bu şey beni ne kadar üzdü?!..” dedi, sonra kalktı ve onlarla birlikte evlerine gitti.

Eve vardıklarında Hz. Fatıma (s.a.)´ı  karnı sırtına yapışmış, gözleri çukurlaşmış bir biçimde, odasında gördü.

 ***

Bunun üzerine Cebrail (a.s) gelerek;

Ey Muhammed, Allah, ehl-i beytin hakkında seni tebrik ediyor” dedi ve ona, İnsan süresindeki şu ayetler nazil oldu.”

‘’ O has kullar, verdikleri sözleri ve üzerlerine aldıkları sorumlulukları yerine getirirler; dehşeti ve felâketi bütün ufukları saracak bir günden korkarlar.( İnsan/7)

Kendi canları çekmesine rağmen yiyeceklerini yoksula, yetime ve esire seve seve yedirirler. ( İnsan/8)

 Derler ki: “Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz. Yoksa sizden ne bir karşılık bekliyoruz, ne de bir teşekkür. ( İnsan/9)  (3)

***

 Rabbimiz Nebi ve Resul olarak seçtiği Ehl-i Beytin Atası Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v. ve Ehl-i Beyti vasıtasıyla toplumu eğiterek terbiye edip kemal derecesine çıkarıp ahirette cennetiyle mükafatlandırmak için yaşattığı hayatlarından kendimize ders çıkarıp örnek almamızı murat etmiştir.

***

Bu vaka ile Allah Ehl-i Beyti sınamış ve bunun sonunda da Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ‘in  Ehl-i Beyti bu sınavı Alemlerin Rabbinin insan suresinin bu ayetleriyle övgüsüne mazhar olacak şekilde kazanmıştır.

***

Günümüze Ehl-i Beytin Adak olarak tuttuğu oruca atfen tutulan (Hızır orucu )  hakkında nazil olan ayetten bizim alacağımız hisse nedir?

*

Darlıkta sıkıntıda hastalıkta ‘’(Allah’ım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. (Fatiha/5) )

Sürekli okuduğumuz ayette buyrulduğu gibi Allah’a imanın gereği yardımı yalnızca Allah’tan istemeliyiz ki onun yardımı lütfu ve  keremini hiç kimse veremez..

*

‘’O has kullar, verdikleri sözleri ve üzerlerine aldıkları sorumlulukları yerine getirirler;  ( İnsan/7)

Ayette buyrulduğu gibi ’Öncelikle Rabbimize ve sonra diğer varlıklara karşı verdiğimiz  sözü ve üzerimize aldığımız sorumlulukları yerine getirmeye çalışmalıyız.

*

‘’Kendi canları çekmesine rağmen yiyeceklerini yoksula, yetîme ve esire seve seve yedirirler. ( İnsan/8)

Kendi ihtiyaçlarımız olsa dahi bizden daha muhtaçları gördüğümüz zaman  Allah rızası için isteyen muhtaçlara karşılık beklemeden yardım etmeliyiz.

**

Bizim gayret ve gayemiz tek  örneğimiz ve rol modelimiz olan  Alemlerin Rabbinin Resul ve Nebisi Ehl-i Beytin atası Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ve onun Ehl-i Beytinin izinden giderek o faziletlere ulaşabilmektir.

*

Bu vesileyle Ehl-i Beyte duyulan saygı muhabbet ve aşk ile tutulan oruçların, kesilen kurbanların ve dağıtılan lokmaların Hak katında kabulünü Rabbimizden niyaz eder ve şu dua ile tamamlarız .

*** .

Allah’ım, Ehl-i Beytin atası Hz. Muhammed (s.a.v.)’e  Âl-i ne ve Ehl-i Beytine, ashabına  her göz kırpacak kadar zamanda (her an, her saniye) her nefes alacak zamanda sana malum olan varlıklar adedince salât eyle, Rahmet eyle.

İlâhi sen bizleri Al-i Beytinin yolundan ayırma. Yolunda daim ve kaim eyle.

İlâhî bu sevgiye kavuşamadı isek kavuşabilmemizi, kavuştu isek bu sevgiyi koruyabilmemiz için, yer yüzünde İlâhî sevginin yansıdığı odak olarak yaratılan

“Rahmeten li’l-Âlemin” olan Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’i ve Ehl-i Beyt’ini sevmemizi, onların sevgi dairesine girebilmemizi ve onların yolunda onlarla aynileşmeyi nasip eyle.

Bu uğurda şüheda-i Kerbela’ya verdiğin ecir ve fazileti ve şehadeti bizlere de lütfeyle.

Kıyamet günü Onlarla birlikte efendimizin sancağı altında haşr eyle . Amin.

Selam ve Dua eder dualarınızı bekleriz.

Cesim ZEYDANLI –11-02-2025 ANKARA

ULUSLARARASI EHL-İ BEYT ARAŞTIRMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL BAŞKANI

Kaynaklar:

1.~ (M. F. Abdülbâkī, el-Muʿcem, “ṣvm” md.; Wensinck, el-Muʿcem, “ṣvm” md.)

2.~ (1 sâ = 2, 140 gr.)

3.~( Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu?l-Gayb, Akçağ Yayınları: 22/332-333.)

Not. Kaynak gösterilmeden izinsiz kullanılamaz. :5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca eser sahibi, telif hakkı kapsamında; manevi ve mali haklara sahiptir

 

 

 

YORUM YAP