Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

  • ANASAYFA
  • DÜNYA
  • Reji Odasındaki Baronlar ve Sahanın Gerçek Şampiyonları

Reji Odasındaki Baronlar ve Sahanın Gerçek Şampiyonları

Ekran Alıntısı555

Futbol, uzun zamandır sadece yeşil sahada dönen bir oyun olmaktan çıktı; küresel güç odaklarının, lobilerin ve reji odasındaki baronların yönettiği devasa bir tiyatro sahnesine dönüştü. Dün gece izlediğimiz maçta da bu acı gerçeği en çıplak haliyle gördük. Fransız hakemin sahada sergilediği yanlı tutum bir yana, FIFA’nın yayını yöneten ekibi bile adeta Mısır’ı gölgelemek, turnuvanın dışına itmek için özel bir çaba sarf etti.
​Sahada Mısırlı futbolcular ince ince doğranırken; kameraların açısı, tribün coşkuları ve gol sevinçleri hep Arjantin’e motivasyon pompalamak için kurgulanmıştı. Çünkü amaç belliydi: Ne pahasına olursa olsun, Lionel Messi’nin önündeki tüm engelleri temizleyerek onu finale yürütmek.
​Sahadaki Mazlum Coğrafyalar ve Küresel Korku
​Peki, neden Mısır hedefteydi? Çünkü Mısır Milli Takımı sahada sadece kendi renklerini değil; özelde Filistin halkını, genelde ise Fas ile birlikte tüm İslam dünyasını ve ezilen coğrafyaları temsil ediyordu.
​Sömürgeci Batı'nın, topraklarıyla birlikte yeteneklerini de çaldığı Afrika ülkelerinin bu turnuvaya ortak olma iradesi, futbol endüstrisindeki payı küçülen egemenleri korkuttu. Latin Amerika’nın imkansızlıkları içinden çıkıp küresel güçlere kafa tutan "kavruk halkların" çocukları sahnede devleştikçe, birileri güç zehirlenmesiyle adaleti hiçe sayıp hileye başvurdu.
​Başta İsrail, maç oynanırken kural değiştirme gücünü kendinde botan ABD ve batılı elitler, bu onurlu ilerleyişi durdurmak için her yolu denedi. Nitekim Trump’ın bir telefonuyla FIFA’nın alelacele devreye girip Amerikalı futbolcunun kırmızı kartını iptal etmesi, skandalın zirvesiydi. FIFA'nın bu siyasi müdahalesine UEFA kanadı bile çok sert tepki gösterdi, futbol dünyasında ipler gerildi. Böyle bir düzende, artık kimse bize "futbolla siyasetin ne alakası var" masalı anlatmasın.
​Endüstrinin Şanslı Çocuğu Messi ve "İçlerindeki İsrail"
​Arjantin sadece futbolla ilerlemiyor; son maçlarda açıkça görüldü ki küresel sistem tarafından arkasından ittirilmeye muhtaçlar. Çünkü onlar, arkalarındaki siyasi ve ideolojik güçler için de kazanmak zorundalar.
​Arjantin’in mevcut Cumhurbaşkanı Javier Milei’nin göreve geldiğinden beri Tel Aviv merkezli politikaları, Kudüs ziyaretinde Yahudiliği benimsediğini açıklaması ve dış politikayı tamamen İsrail’e endekslemesi tesadüf değil. Messi’nin daha 2013 yılında Ağlama Duvarı’nda dua ederken verdiği poz ne kadar netse, bugün turnuvadaki Arjantin’in siyasi misyonu da o kadar nettir. Küresel sistem, Gazze ruhuyla oynayan futbolcuların, gölge İsrail’e diz çöktürmesini istemedi. Messi, bu sistemin yarattığı, önü her daim açılan şanslı bir figürden fazlası değil. Kabul edelim ki o, her anlamda korunan, kollanan ve arkasındaki devasa PR gücü olmasa Ronaldo’nun ancak yarısı kadar parlayabilecek bir isim.
​Halkın ve Mazlumların Gerçek Kralı: Cristiano Ronaldo
​Messi lobilerin ve elitlerin gözbebeğiyken, madalyonun diğer yüzünde bambaşka bir duruş, bambaşka bir karakter var: Cristiano Ronaldo.
​Ronaldo, bu endüstriyel futbol dünyasının tek başına dik duran, sistemin kalıplarına sığmayan asil savaşçısıdır. O, hiçbir zaman sadece bir futbolcu oldu; dünyanın dört bir yanındaki mazlumların, yetimlerin, hakkı yenen coğrafyaların sesi oldu. Filistin’de zulüm gören çocuklara uzattığı yardım eliyle, Suriye’deki savaş mağdurlarına gönderdiği gizli desteklerle ve her fırsatta sergilediği o muazzam mütevazılıkla herkesi kucaklayan bir dünya vatandaşı o.
​Saha içinde bir lider, saha dışında ise mazlumların koruyucusu olan Ronaldo; parıltılı sarayların değil, sokaktaki yalın ayaklı çocukların sevgilisidir. Lobilerin desteğine ihtiyaç duymadan, tırnaklarıyla kazıyarak inşa ettiği kariyerinde, insanlığı ve vicdanı her şeyin üstünde tuttu.
​Sonuç: Adalet Terazisi Bozuldu
​Dün geceki adaletsizlik bize bir kez daha gösterdi ki; futbol artık sadece futbol değil. Bir tarafta sistemin fonladığı, arkasını siyasi güçlere yaslamış şanslı "yıldızlar", diğer tarafta ise Ronaldo gibi tüm dünyayı kucaklayan, Mısır gibi sahada mazlumların onurunu korumaya çalışan inançlı yürekler var.
​Yayınlar manipüle edilmiş, hakemlerin düdükleri satılık ve oyunun kuralları tamamen adaletsiz. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, insanlığın vicdanındaki gerçek şampiyonları değiştiremeyecekler.
​Peki, yeşil sahalardaki bu güç savaşları ve adalet terazisinin bu derece bozulması hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?