
Sabancı Vakfı ile OECD Kalkınma İçin Çalışan Vakıflar Ağı (netFWD) iş birliğinde düzenlenen "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Finansmanında Filantropinin Stratejik Rolünün Güçlendirilmesi" etkinliği, 25 Haziran’da Sabancı Center’da gerçekleştirildi. Uluslararası kuruluşların temsilcilerini bir araya getiren etkinlikte, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında filantropinin rolü, ortak finansman modelleri ve küresel iş birliği imkanları ele alındı.
Etkinlik kapsamında OECD’nin dört yılda bir yayımladığı "Kalkınma İçin Filantropi 2026" raporunun bölgesel lansmanı da yapıldı. Raporda, Sabancı Vakfı’nın Türkiye’den üçüncü kez yer alan tek vakıf olduğu belirtilirken, toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarıyla küresel ölçekte örnek gösterilen kuruluşlar arasında bulunduğu vurgulandı.
Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, vakfın 20 yılı aşkın süredir uluslararası standartlar doğrultusunda çalışmalar yürüttüğünü belirterek, OECD raporlarında üçüncü kez yer almalarının bu kararlı yaklaşımın somut bir göstergesi olduğunu ifade etti. Sabancı, filantropinin gerçek etkisinin veriye dayalı çalışmalar ve güçlü iş birlikleriyle mümkün olduğunu belirterek, güvenilir veri üretiminin sürdürülebilir kalkınma açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
OECD İstanbul Merkezi Direktörü Achraf Bouali ise resmi kalkınma yardımlarının daraldığı bir dönemde filantropinin daha kritik bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Bouali, OECD Filantropi Merkezi'nin veri, bilgi ve uluslararası ortaklıkları bir araya getirerek küresel kalkınmaya katkı sunduğunu, İstanbul Merkezinin ise farklı bölgeler arasında iş birliğini güçlendiren önemli bir köprü görevi üstlendiğini ifade etti.
Etkinlikte paylaşılan rapora göre, Sabancı Vakfı kaynaklarının yüzde 70’ten fazlasını toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarına ayırarak bu alanda dünyanın önde gelen ilk 15 vakfı arasında yer aldı. OECD verilerine göre, 2020-2023 döneminde dünya genelinde 506 vakfın kalkınma amaçlı bağışları 68,2 milyar dolara ulaşırken, bunun 5,2 milyar dolarlık kısmı toplumsal cinsiyet eşitliği projelerine yönlendirildi.
Raporda ayrıca, resmi kalkınma yardımlarında beklenen azalma nedeniyle filantropi kaynaklarının stratejik öneminin arttığına dikkat çekilirken, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında daha güçlü ortak finansman modelleri ve uluslararası iş birliklerine ihtiyaç duyulduğu vurgulandı. Etkinlik, küresel kalkınma hedeflerine ulaşılmasında filantropinin dönüştürücü rolünün güçlendirilmesine yönelik önemli mesajlarla sona erdi.



