
Avukat Mustafa Kuran
Tüm Hukukçular Birliği Genel Başkanı
USSAM Komisyonu Hukuk Kurulu Başkanı
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Kurulu’nun kurulması; sosyal barışın sağlanması, çatışmaların engellenmesi ve kardeşlik şuuru içinde toplumun huzur ve sükûnu için 86 milyon insanın sevincine, mutluluğuna ve beklentilerine vesile olmuştur.
Barış süreci iyi gitmektedir. Yapılan tüm görüşmeler ve çalışmalar milletin umudunu artırmıştır. Kürt, Türk, Araplar vesaire; ırki meseleler geriye bırakılmış, milletimizin ve devletimizin asli unsurları olarak barış ve kardeşlik içinde yaşayacaklar ve bu yaşam, Türkiye’yi sevmeyen ihanet çetelerinin plan ve fikirlerini yok edecektir.
İnsanlık ve Türkiye terörden çok çekmiştir. Bundan sonra Türk siyasetinin de gerginliğinin azalması, iyi niyetle ve barış dilinin iyi kullanılması lazımdır. Herkesin müspet olarak taşın altına elini uzatması gerekmektedir.
İyi niyet, barış dili, sevecen tavırlarla, kırmadan ve dökmeden terörsüz Türkiye’nin kurulması gerçekleşecektir. Siyaset erbabının ve aktörlerin barış dili ile münasebetlerini devam ettirmeleri Türkiye için büyük bir adım olacaktır.
Kötülükten bir şey çıkmaz. Akıl ve vicdan, birlik, beraberlik, kardeşlik ve hep beraber Türkiye’yi kalkındırmak ve yükseltmek hepimizin görevidir.
Terörsüz Türkiye hepimizin arzusudur ve inşallah gerçekleşecektir. Terörsüz Türkiye’ye yeni bir anayasa gerekmektedir.
MİLLİ VE YERLİ ANAYASA
Bugünkü anayasa, 12 Eylül 1982 Anayasası’dır. Bu anayasa, darbecilerin, milli iradeye itibar etmeyen darbe anayasasıdır ve zaman içinde 26 defa değiştirilmiş, delikli bohçaya benzemektedir.
Bugüne kadar 175 maddesi değişmiş, kalan 128 madde ile idare edilmektedir. Bu darbeci anayasa, hak ve hürriyetlerin genişletilmesi ve ihyası için değil, bu çerçeveyi zât altına alan bir mantıkla hazırlanmış; yani fertlerin hak ve hürriyetlerine önem verileceğine, devlet otoritesini daha fazla hâkim kılmış ve 1961 Anayasası ile 1982 Anayasası’nda 14 kurum getirilerek milli iradenin önüne set çekilmiştir.
Bu ve bu gibi sebepler, bu darbe 1982 Anayasası’nın değiştirilmesini ve yeni, milli ve sivil bir anayasanın yapılmasını şarttır. Bu milli, yerli anayasayı bu hükümet çıkarmaya borcu vardır ve geciktirmeden bu anayasayı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden çıkarması elzem ve zaruridir.
Aksisi, Türkiye büyük zarar görür ve pişmanlık yaratacaktır. Bu anayasa kısa zamanda hazırlanıp Meclis’ten geçirilmelidir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetilen Türkiye Büyük Millet Meclisi, acilen yapma fırsatını bulmalıdır. Bu fırsat hükümet tarafından kaçırılmamalıdır.
Bilindiği gibi yazılı ve yazılı olmayan devlet anayasaları vardır. İngiltere’de yazılı olmayan anayasa vardır. Ancak İngiltere Parlamentosu’nun kapısında, “Erkeği kadın, kadını erkek yapamaz; yapamadan her şeyi yapmaya yetkilidir.” diye yazılı bulunmaktadır.
Dünyanın en iyi hazırlanmış anayasaları iktidarın elinde paçavra olabilir. Arkasından dikte olabilir. Ama iyi niyetli, vatansever hükümet ve iktidarlar adil davranmaları, icraat yapmaları ve o kötü anayasalar içinde dahi fertlerin lehine, rahat ve hürriyetlerine önem vermek durumundadırlar.
Türkiye’yi yönetenler; Menderes, Özal, Türkeş, Demirel, Erbakan ve diğerleri, parlamenter sistem ve koalisyonlarla idare edilmez, yeni bir anayasa ve başkanlık sistemi istemiş ve hepsi başkanlık sistemini savunmuşlardır.
Ancak bu sistemin yerleşmesi Sayın Reisicumhurumuz Recep Tayyip Erdoğan’a nasip olmuştur. Ve sistemi o getirmiş, getirmesine hizmet etmiştir.
Yeni anayasa nasıl olmalıdır?
Yeni anayasa, milli iradenin üstüne ve fertlerin ana hak ve hürriyetlerini genişletmek ve milletin ihtiyaçlarına cevap veren milli ve yerli bir anayasa hazırlanmalıdır.
Zaten bu mevcut anayasanın 175 maddesi değişmiş, kalan 128 maddesidir. Bununla Türkiye idare edilmekt



