BIST 100
14.235,83 -1,60%
DOLAR
48,6210 0,21%
EURO
56,2316 -0,19%
GRAM ALTIN
6.739,04 -0,68%
BITCOIN
79.195,00 2,43%
FAİZ
40,28 0,98%
GÜMÜŞ GRAM
99,57 -1,09%
GBP/TRY
65,7342 0,03%
EUR/USD
1,1557 -0,36%
BRENT PETROL
102,86 1,08%
ÇEYREK ALTIN
11.018,39 -0,68%

Bu Kadim Ülke İhanetlere Layık Değildir

Osman Akdağ Profil

Kökleri binlerce yıl öncesine uzanan bir ülke düşünün… Her karış toprağında şehit duası, her taşında medeniyetin izi, her şehrinde ayrı bir tarih bulunan büyük bir ülke… Anadolu, yalnızca üzerinde yaşadığımız bir coğrafya değildir; atalarımızın emaneti, çocuklarımızın geleceği ve milletimizin ortak namusudur.

Böylesine kadim bir ülke; darbelere, ihanetlere, karanlık planlara ve millet iradesini yok sayan anlayışlara asla layık değildir.

12 Eylül, yalnızca takvimlerde kalmış bir tarih değildir. Bir milletin hafızasına kazınan acıların, parçalanan ailelerin, susturulan düşüncelerin ve yarım bırakılan hayatların adıdır. Sağdan veya soldan olması fark etmeksizin nice gencimiz darağaçlarına, cezaevlerine ve karanlık sorgu odalarına sürüklendi. Anneler evlatlarını, çocuklar babalarını bekledi. Kardeş kardeşe düşman edildi; ardından milletin iradesine el konuldu.

Aradan yıllar geçmiş olması, yaşanan acıları ortadan kaldırmaz. Zaman, suçun üzerini örten bir perde olmamalıdır. Çünkü adalet gecikebilir fakat milletin vicdanında hiçbir haksızlık unutulmaz.

Bugün yapılması gereken, kin ve intikam peşinde koşmak değil; hukuk içinde hakikati ortaya çıkarmaktır. 12 Eylül zihniyetini sürdürenler, darbeleri meşru göstermeye çalışanlar, millet iradesine karşı karanlık hesaplar yapanlar kim olursa olsun, bağımsız ve tarafsız yargı önünde hesap vermelidir. Ancak bu yargılama söylentilerle, siyasi öfkeyle veya toplu suçlamalarla değil; somut deliller, adil yargılanma hakkı ve hukuk devleti ilkeleriyle gerçekleştirilmelidir.

Çünkü bizim aradığımız şey intikam değil, adalettir.

Adalet, suçlu ile masumu birbirinden ayırabilmektir. Adalet, makamına, rütbesine, siyasi görüşüne ve mensubiyetine bakmadan herkese aynı ölçüyü uygulamaktır. Bir ülkeyi gerçekten güçlü yapan; tankları, silahları veya yüksek binaları değil, vatandaşının “Bu ülkede hakkım korunur” diyebilmesidir.

Darbelerin çırakları ve onların zihniyet bakiyeleri şunu iyi bilmelidir: Milletin iradesi hiçbir vesayetin emrine verilemez. Sandıktan çıkan irade beğenilmediği zaman ortadan kaldırılamaz. Devletin kurumları, millete hükmetmek için değil, millete hizmet etmek için vardır. Üniforma, makam ve yetki; milletin üzerinde değil, milletin emrindedir.

Türkiye çok ağır bedeller ödedi. Darbelerle, muhtıralarla, terörle ve kardeş kavgasıyla yıllarını kaybetti. Nice insanımız hayallerine ulaşamadan bu dünyadan göçtü. Fakat bütün bu acılara rağmen milletimiz yeniden ayağa kalkmayı başardı. Çünkü bu milletin mayasında sabır, iman, cesaret ve vatan sevgisi vardır.

Artık çocuklarımıza korkuların değil, özgürlüğün ülkesini bırakmalıyız. Gençlerimiz düşüncelerini söylediği için susturulmamalı; insanlarımız kimlikleri, inançları veya siyasi görüşleri nedeniyle ötekileştirilmemelidir. Hiç kimse devlet adına hukukun dışına çıkamamalı, hiçbir yapı millet iradesinin üzerinde kendisine gizli bir güç alanı kuramamalıdır.

Geçmişle yüzleşmek, geçmişte yaşamak değildir. Geçmişle yüzleşmek, aynı acıların yeniden yaşanmasına engel olmaktır. Bunun yolu da hafızamızı diri tutmaktan, demokrasiyi korumaktan ve hukuku herkese eşit uygulamaktan geçer.

Bu ülke sahipsiz değildir. Bu ülkenin sahibi; çiftçisi, işçisi, öğretmeni, öğrencisi, askeri, polisi, annesi, babası ve geleceğini burada kurmak isteyen her namuslu vatandaşıdır. Vatan sevgisi, yalnızca yüksek sesle söylenen sözlerden ibaret değildir. Vatan sevgisi; milletin hakkını korumak, adaletten ayrılmamak ve hiçbir şartta ihanete teslim olmamaktır.

Binlerce yıllık devlet geleneğine ve büyük bir medeniyet mirasına sahip Türkiye, karanlık hesapların oyuncağı yapılamaz. Milletin iradesine uzanan her el, hangi dönemde ve hangi makamdan gelirse gelsin, hukuk karşısında hesap vermelidir. Fakat masumların hakkı da aynı kararlılıkla korunmalıdır. Çünkü adalet, yalnızca suçluyu cezalandırmak değil, masumu korumaktır.

Gelecek nesiller bizden öfke değil, temiz bir ülke bekliyor. Darbelerin konuşulmadığı, annelerin evlatları için korkmadığı, gençlerin yarınlara umutla baktığı bir Türkiye istiyorlar.

Bu kadim millet ihanete değil; huzura, kardeşliğe, adalete ve aydınlık yarınlara layıktır.

Unutmayalım: Devletin temeli adalet, milletin gücü birlik, vatanın teminatı ise ortak vicdandır. O vicdan susturulamaz, satın alınamaz ve hiçbir darbeyle esir alınamaz.

Yazar ve Yönetmen
Osman Akdağ

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?