
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde yaptığı açıklamalarda Türkiye'nin NATO içindeki stratejik konumuna dikkat çekti. Türkiye'nin güçlü ordusu, gelişmiş savunma sanayisi ve ittifaka sağladığı katkılar nedeniyle vazgeçilmez bir müttefik olduğunu vurgulayan Rutte, Ankara Zirvesi'nin alınan kararların hayata geçirileceği tarihi bir dönüm noktası olacağını söyledi.
Brüksel'deki NATO Karargâhı'nda değerlendirmelerde bulunan Rutte, Ankara Zirvesi'nin temel gündem maddelerinin savunma harcamalarının artırılması, Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi ve "NATO 3.0" vizyonunun hayata geçirilmesi olacağını belirtti. Lahey Zirvesi'nde verilen taahhütlerin Ankara'da somut uygulamalara dönüşmesini beklediklerini ifade eden Rutte, ittifakın savunma kapasitesinin güçlendirilmesi için üretim altyapısının hızla genişletilmesi gerektiğini kaydetti.
Savunma sanayisinin NATO'nun caydırıcılığı açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getiren Rutte, Türkiye'nin yaklaşık 3 bin şirketten oluşan güçlü savunma sanayisi ekosistemine sahip olduğunu söyledi. Türk savunma sanayisinin yenilikçi teknolojiler geliştirdiğini ve sahadan elde edilen tecrübeleri üretime başarıyla yansıttığını belirten Rutte, bu nedenle Ankara'da düzenlenecek Savunma Sanayi Forumu'nun büyük önem taşıdığını ifade etti.
Türkiye'nin NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip olduğunu vurgulayan Rutte, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yüksek eğitim seviyesi ve modern donanımıyla ittifakın güvenliğine önemli katkılar sunduğunu söyledi. ASELSAN'a yaptığı ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Rutte, Türk savunma sanayisinin Avrupa ve ABD'deki şirketlerle kurduğu iş birliklerinin NATO'nun ortak savunma kapasitesini güçlendirdiğini belirtti.
"NATO 3.0" vizyonuna da değinen Rutte, yeni dönemde Avrupa ülkelerinin savunma alanında daha fazla sorumluluk üstleneceğini, ancak ABD'nin ittifak içindeki stratejik rolünü sürdüreceğini ifade etti. Avrupa'nın daha güçlü bir savunma yapısına kavuşmasının NATO'nun genel caydırıcılığını artıracağını belirten Rutte, bu dönüşümün külfet paylaşımını daha adil hale getireceğini söyledi.
Rusya'nın uzun vadede NATO için en büyük güvenlik tehdidi olmaya devam ettiğini belirten Rutte, Rusya'nın yanı sıra Çin, İran ve Kuzey Kore'nin oluşturduğu güvenlik risklerine karşı da hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti. NATO'nun 360 derecelik güvenlik anlayışı doğrultusunda yalnızca devlet kaynaklı tehditlere değil, terörizm gibi farklı güvenlik risklerine karşı da mücadeleyi sürdüreceğini vurguladı.
Avrupa Birliği'nin savunma alanındaki girişimlerine de değinen Rutte, Avrupa güvenliğinin yalnızca AB üyeleriyle sınırlı düşünülemeyeceğini belirterek Türkiye, İngiltere, Norveç ve İzlanda gibi NATO müttefiklerinin de güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. En kapsayıcı güvenlik yapısının oluşturulmasının hem NATO hem de Avrupa'nın çıkarına olduğunu ifade eden Rutte, Türkiye'nin bu süreçte kilit rol üstlenmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.



