Reklam
Reklam
BIST 100
11.481,67 4,16%
DOLAR
50,0207 0,07%
EURO
56,2301 0,48%
GRAM ALTIN
6.488,48 2,93%
BITCOIN
80.411,00 3,35%
FAİZ
39,62 -0,18%
GÜMÜŞ GRAM
83,75 4,86%
GBP/TRY
67,4057 0,44%
EUR/USD
1,1234 0,37%
BRENT PETROL
100,74 -2,71%
ÇEYREK ALTIN
10.608,67 2,93%
Reklam

23 NİSAN

Zeynep_Nisan_KYrcaoYlu

Zeynep Nisan Kırcaoğlu yazdı...

Bugün 23 Nisan,

Bugün Türk milletinin yokluk ve güçlükler içinde istiklal mücadelesinde gösterdiği azmin günüdür. Bugün milletimizin bağımsızlığını tüm dünyaya haykırdığı gündür. Türk milletinin kendi geleceğini belirlediği, egemenliğin millete bırakıldığı gündür. Türk tarihinin karanlıktan aydınlığa taşındığı gündür. Büyük Önder Atamızın biz çocuklara duyduğu sarsılmaz güvenin ve sevginin ifadesidir.

Bugün 23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 102. yıldönümünü kutluyoruz. Başta Meclisimizin ilk başkanı, Cumhuriyetimizin kurucusu, Kurtuluş Savaşı'nın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına sonsuz şükranlarımı sunar, tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutlarım.

Ayrıca bu köşenin sahibi Mehmet Mert abime de bu özel günde köşesini bana verdiği için saygılarımı sunar, bana bu onuru yaşattığı için en içten duygularımla teşekkür ederim.

Öğretmenlerim bana tarihimizin her döneminin çok önemli zaferlerle ve başarı hikayeleri ile dolu olduğunu öğretiyorlar. Ve ben tarihimizle gurur duyuyorum.

Geçen ay 18 Mart'ta annemle Çanakkale şehitlerimizi ziyaret ettik. Şehitlerimizi ziyaret etmek beni çok duygulandırdı. Tüm arkadaşlarımın ziyaret etmesini dilerim. Orada gördüklerim bana nereden geldiğimizi ve kim olduğumuzu gösterdi. Bu zaferlere imza atan tüm şehitlerimizi, gazilerimizi de rahmetle ve şükranla anıyorum. Onlara çok ama çok teşekkür ediyorum.

Geçen yıl tüm dünyayı etkisi altına alan salgından dolayı bayramımızı törenlerle kutlayamamanın üzüntüsü vardı; ama buna rağmen umudumuzu hiç bir zaman kaybetmemiştik. Heyecanımızın sönmesine asla izin vermedik. Çünkü dünyadaki tüm çocukların imrenerek baktığı bir bayrama sahip olan bizler çok güzel bir ülkenin çocuklarıyız.
Bu yıl her çocuk yine yeni elbiselerini giydi. Sınıflarını balonlarla süsledi. Okullarımızda şiirler, marşlar okuyup, bayramımızı törenlerle kutladık. Yine evimizin balkonuna, okullarımızın camlarına bayraklar astık. Yine kalplerimizin üstüne Atatürk'ün resmini yapıştırdık. Yine Atatürk sevgimiz yüreklerimizde çarptı. Atatürk'ü görme hayaliyle uykuya daldık.

Biz her zaman çocuk kalmayacağız. Bu ülkenin geleceği olacağız. Mesela ben psikiyatrist olmak istiyorum. Ayrıca büyüyünce Kadın Aile ve Çocuk Bakanı olmak istiyorum.

Bana bir ülkeyi yönetiyor olsan öncelikle çözeceğin ne olurdu diye sorsalar; birinci sırada eğitimle ilgili sorunlar, ikinci sırada yaşlı ve yoksullar, üçüncü sırada engelli çocuklar diye cevap verirdim. En önemlisi annelerin öldürülmesi ve benim yaşıma yakın çocukların evlendirilmesi diye sıralayabilirdim.

Biz siz büyüklerden kirlenmiş bir dünya istemiyoruz. Yaşam hakkımıza saygı göstermenizi istiyoruz. Bizi görmezden gelmeyin. Özellikle engelli arkadaşlarıma sağlam yetişkinlerin yarattığı zorlukların karşında olun. Sizin aynadaki yansımanız olduğumuzu unutmayın.

Sevgili Atam, senin başarılı bir asker, ileriyi gören bir devlet adamı ve zamanın ötesinde bir düşünce insanı olmanın en temel nedeni okuduğun kitaplar olduğunu biliyorum. Fakat bu yılda üzülerek belirtmek istiyorum ki arkadaşlarım vakitlerini internette ve sosyal medyada geçiriyorlar. İnternet bağımlılığından maalesef ki kurtulamıyorlar. Evet, teknolojinin faydaları da var; fakat bizi tembelleştiriyor. Bilgiye erişmek için çaba harcamıyoruz. Bu da bizi kitaplardan uzaklaştırıyor. Kendi dilimizde okuduğumuzu bile zor anlıyoruz. Ayrıca her şeye internet üzerinden kolay ulaştığımız için ciddi bir bilgi kirliliği ile de karşı karşıyayız. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu fark edemiyoruz. Çabuk tüketen ve hiçbir şeyden memnun olmayan çocuklarız. Ben bu durumdan çok korkuyorum. Bizi bu internet devlerinin neye dönüştüreceği belirsizdir.

Tanıdığım bir çok çocuk benden daha iyi imkanlara sahip olmasına rağmen mutlu değil ve mutluluğu internette, parada, markalı kıyafetlerde arıyorlar. Ayrıca büyüklerin kendilerini anlamadıklarından yakınıyorlar. Merak ve özenti ile kötü alışkanlıkları sahipler. Bizim kültürümüze çok uzak Uzakdoğu ve Batı ikonlarına hayranlar. Hatta birçoğu geleceğe dair büyük bir ümitsizlik içindeler. Cesurca fikirlerini söylemekten korkuyorlar. Bu beni çok üzüyor. Başka ülkelerde okumak ve yaşamak istiyorlar. Ama ben asla başka bir ülkede yaşamak istemiyorum. Belki annem gibi yurtdışında ekstra bir eğitim alabilirim; ama yine de orda edindiğim bilgi birikimimi kendi ülkemde kullanmak isterim.

Halbuki, sen bize “Cumhuriyet’i biz kurduk onu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz”, “Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.” demiştin. Bu mutsuzluk ve ümitsizlik içinde nasıl geleceğin bekçisi olabiliriz ki? Fikirlerimi özgürce ifade edemezsek nasıl muasır medeniyetler seviyesine ulaşabiliriz ki?

Sevgili Atam, senin 1924'de Çocuk Hakları Bildirgesini imzalayan beş devlet adamından biri olduğunu biliyorum. Sana tüm dünya çocukları adına sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Ama yine üzülerek bir haber vermek istiyorum ki savaşlar bitmedi. Hatta hemen yakınımızdaki bir ülke olan Ukrayna'da çocuklar ve aileleri ölüyor. Ben ölen çocuklar ve aileleri için çok üzülüyorum ve yine dünyada birçok çocuk açlıktan ölüyor.

Bana bir gün bu dünyayı da yönetiyor olsan öncelikle çözeceğin ne olurdu diye sorsalar savaşların bitmesi ve çocukların ölmemesi derdim.

Çocuklar savaşın içinde, senin armağan ettiğin bayram coşkusunu yaşayamadan ölüyorlar. Bu çocukların gözlerinin önünde anneleri, babaları öldürülüyor.

Annemle sahilde dolaşırken Ukraynalı bir anne ve çocukla tanıştık. 3 gün süren uzun bir yolculuk sonrası ülkemize gelmeyi başarmışlar. Sen bu bayramı tüm dünya çocuklarına armağan ettiğin için bizde o anne ve çocuğu evimize davet ettik. 23 Nisan'ı beraber coşku ile kutlayacağız.

Ayrıca ben savaşta açlık çeken çocuklara gökkuşağı göndermek istiyorum. O gökkuşağından onların üstüne barış yağsın istiyorum. Kucaklarına hediyeler, çikolatalar dökülsün istiyorum. Büyüklerimiz de bu çocuklara sahip çıkarsa o gökkuşağını hep beraber renklendirebiliriz.

Bir kez daha sana söz veriyorum.

Çocuk haklarının savunucusu olacağım.

Cumhuriyeti ilelebet yükseltip sürdüreceğim.

Bu ülke, atalarımızdan biz çocuklara bırakılmış en önemli miras olduğu kadar, aynı zamanda en kıymetli emanet!

Sevgili Atam, vatanımın her taşına, her toprağına gerekirse hayatım pahasına sahip çıkacağıma söz veriyorum.

Ayrıca güzel ülkemin kültürüne, değerlerine, sembollerine de sahip çıkan bir çocuk olacağıma da sana söz veriyorum.

Bayrağımızda şehitlerimizi temsil eden yıldızı, bağımsızlığımız için onların döktüğü kanı temsil eden rengini ve bağımsızlığımızı simgeleyen Hilal'in anlamını asla unutmayacağım.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?