
İslam’a yönelik hakaretleri “özgürlük” olarak nitelendirenler, aslında dini değerlerimize karşı açık bir cephe almaktadır.
İnançlarımızla dalga geçen ve dini değerlerimize hakaret eden ,Dini değerleri ve İslam’ı aşağılayan Deniz Göktaş tutuklanması ile ilgili bazı siyasi partilerin açıklamaları şu şekildedir:
CHP’nin resmi mecralarında yayımlanan açıklamada Kemal Kılıçdaroğlu, “Varsa bir şikâyet, ifadesini alır, sonra serbest bırakırsın… Arkadan kelepçelenip bu görüntülerin paylaşılması kabul edilemez. Deniz özgür olmalı.” ifadelerini kullanmıştır.
DEM Parti, yaptığı açıklamada Göktaş’ın gözaltına alınmasını “düşünce ve ifade özgürlüğüne baskı” olarak değerlendirmiş, “politik mizah yargılanamaz” diyerek kendisinin derhal serbest bırakılması çağrısında bulunmuştur.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise konuyu, “espri yapanı, tweet atanı içeri atmak” ve gençleri susturmaya çalışmak olarak değerlendirmiştir.
Hiçbir inanç; kutsal kitabıyla, peygamberiyle ve yaratıcısıyla dalga geçilmesini kabul etmez.
Bu şahsın yaptığı sözde espriler Atatürk ve inkılapları hakkında yapılsaydı kıyameti koparacak olan bu kesimler, söz konusu İslam’a hakaret olunca bunu “fikir özgürlüğü” olarak savunmaktadır.
LGBT haklarına sahip çıkanlar ile İslama hakaret edenlere sahip çıkanlar aslında aynı kulvarda ve açıkça İslam’a karşı olduklarını ilan etmektedirler.
Fikir özgürlüğü, İslam’a ve kutsal değerlere hakaret etme hakkı veremez.
Mesele fikir özgürlüğü değil islam düşmanlığı
Demedi Demeyin.
::::ŞEVKET DEMİR@::::


