
KADER
Kuranda kaderle ilgili pek çok ayet vardır.
Mesela Şura 30 da mealen “Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı Allah birçoğunu da bağışlar”. Teğabün 11 “ Allah’ın izni olmadıkça hiçbir musibet başa gelemez. Kim Allah’a iman ederse, Allah onun kalbini doğru yola yöneltir. Allah her şeyi bilendir” der.
Bundan şunu anlıyoruz: İnsan hayatındaki sıkıntıların ve felaketlerin kendi hata ve yanlışlarının sonucu olduğunu, bu kusur ve hataların birçoğunun da Allah tarafından affedildiğini”
O zaman Allah’ın izniyle kaderimizi çabalarımızla, ellerimizin yaptıklarıyla bizim belirlediğimiz anlaşılıyor.
ALLAH âlimdir şüphesiz her şeyi bilir ancak Allah'ın bilgisi değildir bize eylemlerimizi yaptıran ve kararlarımızı aldıran (İsra Suresi 13.) ayette biz herkesin kaderini kendi çabasına bağlı kıldık diye ifade edilir. Yani kader zannettiğimiz gibi önceden yazılmış değil, eğer öyle olsaydı; O zaman insanın yaptıkları hatalardan sorumluluğu, iyiliklerden de mükâfatı olamazdı.
Yine ayetlerde kim iyilik yaparsa hayırlı bir iş yaparsa kendisi için yapar. Kim de zulme saparsa yine kendi aleyhine zulme sapar şeklinde ifade edilmektedir.
Dolayısıyla Kur'ân-ı Kerim'de insanın özgür iradesini hiçe sayan bir kader anlayışı yoktur. Allah insanları İyi bir tabiat üzerine var eder, insanlar kendi seçimleri sonucunda kendi eylemleriyle hayatlarına birtakım rotaları çizerler bundan da kimse Allah'ı sorumlu tutamaz. Yine biz Kur'an-ı Kerim'de Fatır Suresi 18. Ayette ” Kim temizlenip arınırsa, kendi nefsi için temizlenip arınmıştır” ifadesini görüyoruz. Demek ki insanın kendi özgür iradesi ve seçimleri ile yaptığı bir şey iman etmek veya inkâr etmek, Allah doğrudan kimseyi iman sahibi veya inkâr sahibi olarak yaratmaz, zaten böyle olsa, Allah'ın kullarını imtihan etmesinin de bir anlamı kalmaz. Ahirette hesap günü Allah bize bu dünyada özgür irademizle yaptığımız eylemlerimizden sorumlu tutacaktır ve onların hesabını soracaktır.
Bundan dolayı hiç kimse Allah nasıl olsa bizim ne olacağımızı biliyorsa bizi neden yaratmıştır veya bizi neden imtihan etmiştir veya etmektedir şeklinde bir soru sormasının anlamı yoktur. Çünkü bunun Kitabımızda bir temeli yoktur.
Alıntı: Doç. Emre Dorman Tv. proğramı
Hoş ve Esen kalın
Abdullah Haktankaçmaz
ah6334@gmail.com


